Yaşlanınca Saçlarımız Neden Beyazlar ?

0
58

Yaşlanınca Saçlarımız Neden Beyazlar ?

Henüz sadece 20 yaşlarımızda iken beyazlar başlayabilir: Koyu perçemler arasında gizlenen beyaz bir parıltı belirir. İlk beyaz tel şok etkisi yaratabilir. Ancak hemen çekip koparsanız da veya ışıltı kattı diye düşünseniz de, çok geçmeden yanına yenileri ekleniverir.

Doğal Saç Rengimiz Nereden Gelir ?

Saçların tamamına aynı rengi vermek üzere tasarlanmış bir kutu boyadan farklı olarak, vücudun merkezi bir renk deposu yoktur ve saç derisi renkli bir sıvıyla beslenmez. Bunun yerine her telin kendine ait ve köklerine yakın, melanosit adı verilen hücrelerinde bir pigment fabrikası vardır. Bu yüzden bir tel, çikolata kahverengindeyken, bir santim uzaktaki saç teli solgun beyaz renkte olabilir. Hem saça hem de deriye rengini veren başlıca pigment melanindir. Melanin, büyük oranda, tirosin adı verilen ve yediğimiz proteinin yapıtaşı olan bir aminoasitten meydana gelir. Ancak melanin, boya kalemleri gibi rengarenk bir seçki sunamaz ve sadece iki temel renk çeşidi vardır. Feomelanin, altın rengiyle kırmızı arasında bir renk seçikisi sunarken, ömelanin, kahverengiden siyaha uzanan tonları vardır. Feomelanin granülleri, küçük yuvarlak toplar şeklindeyken, ömelanin granülleri yumurta şeklinde olur. Daha büyük veya daha granüller, daha kuvvetli veya zayıf tonlar anlamına gelir.

Ömelanin ve feomelanin, birbirine karıştırılan boyalar gibi, insanların saç ve deri renklerini birbirinden çok farklı tonlara büründürür. Kendimize ait melanin reçetimiz ( saç ve deri rengimizin tonu) ebeveynlerimizde aldığımız genler tarafından belirlenir.

Saça rengini veren melanositler, her saç kökünün dibinde bulunur. Melanositleri saran ve keratinosit adı verilen saç yapıcı hücreler büyük miktarda melanini kendisine doğru çeker. Saç telleri farklı miktarda melanin aldığından, hepsi aynı renkte olmaz. Böylece ortaya doğal bir meç hali çıkar.

Yaş aldıkça, saçlar melanin kaynağını yitirmeye başlar. Normalde aldığı pigmentlerin sadece küçük bir oranını almaya başlayan saçlar cansız ve solgun görünür. Melanositler tamamen öldüğüde, çıkan saçlar renksiz olur ve böylece beyaz saçlar gitgide çoğalır.

Bilim insanları renk kaybının nedenlerini tüm ayrıntılarıyla çözebilmiş değiller. Ancak araştırmacılar, yaş alan fare ve insanların saç köklerine bakarak, melanosite dönüşen kök hücrelerinin öldüğünü ve geriye kalan hücrelerin de daha fazla hata ürettiğini keşfettiler.

2009’da araştırmacılar, doğuştan renkli saçlarla kıyaslandığında, beyaz saçların kökten uca hidrojen peoksit topladığını buldular.

Kulağa tanıdık geldi mi? Seyreltik hidrojen peroksit, yaralar için hazır bir antiseptiktir. Aynı zamanda renk ağartma ve beyazlatmada iyidir. Birçok diş macununda peroksit kullanılmasının nedeni budur.

Gençlikte, katalaz adı verilen bir enzim, saçta bulunan aşırı miktardaki hidrojen peroksiti parçalayarak oksijen ve suya dönüştürür. Ancak yaş aldıkça katalaz yapımı azalır. Bununla birlikte hidrojen peroksit hasarını onaran enzim seviyesi de düşer.

Daha çok hidrojen peroksit ve onarıcı enzimlerin seviyesindeki düşüş, daha az tirozinaz anlamına gelir. Tirozinaz, melanin yapımı için gerekli enzimdir. Sonuç olarak, daha az pigmente sahip saçlar kendini ağartmış olur. Beyazlama için mükemmel reçete!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz