Soğan Neden Göz Yaşartır ?

0
48

Soğan Neden Göz Yaşartır ?

Sağanın anavatanının Güneydoğu Asya olduğu sanılıyor. Günümüzde ise dünyanın her yerinde, özellikle sıcak abuhava kuşaklarında yetiştirilmekte ve harcanmaktadır. Soğanın tarihi o kadar daha öncekine sabretmektedir ki, kayıtlı tarihten de evvel Çin, Hindistan ve Ortadoğu’da gıda olarak kullanıldığı varsayım ediliyor.

Soğan besleyici bir besin olmasının yanı gizeme harikulade bir aromatik özelliğe de sahiptir. Bu aromada içindeki kükürtlü maddelerin büyük tesiri vardır, ancak aroma tek başına kükürtlü maddelerden kaynaklanmamaktadır. Soğan ve sarımsakta sülfür ihtiva eden amino asitlerin türevleri de vardır.

Bir soğanı kestiğinizde bunlardan ‘’ S1 propenylcysteinesulphoxide ‘’ ismi verilen kısım çözülür ve gözlerimizi tahriş eden ‘’ proponal-S oxit ‘’ isimli kısmı ortaya çıkar. Kimya ilminin karmaşık sözcükleri usumuzu karıştırmadan temele geçersek, bu maddenin gözümüze dokunması ile bir çeşit hidroliz olur ve içinde yapıt ölçüde bulunan sülfrik asit gözümüzü yakar ve yaşarmasına neden olur.

Bu bileşimler çok balanslı değillerdir. Misalin çok düşük bir ısı operasyonu neticesinde bile tamamen yok olurlar. Bu sebeple de pişmiş soğanda hiç bulunmazlar ve göz yaşartamazlar.

Soğan doğrarken gözlerinizin yaşarmaması için önerilen birkaç temkin vardır. Bunlar;

Evvel en ciddisini söyleyelim. Bazı aşçılar soğanı kesmeden evvel nemlendirmeyi, keserken de ıslak yakalamayı veya soğanı çeşmeden akan suyun altında kesmeyi öneriyorlar. Bir başka görüş ise soğan doğrarken ağızdan soluk aşmayı nasihat ediyor. Bu görüşe göre gaz soluğumuzla beraber burnumuza girip gözümüze yanaşmak yerine doğrudan ciğerlerimize girer ve çıkarmış. Bunu sağlamak için de dişlerimizin arasına bir metal kaşık koymak yeterliymiş.

Soğan doğrarken gözlerin ihtiyarlamasını önlemek için, dudaklar arasında bir limon dilimi, dişler arasında bir kesme şeker ve dörtte bir dilim ekmek bulundurmayı önerenler de var. Böylece ağzımıza alacağımız bu gibi şeylerin, aldığımız soluktaki sülfür gazını emdiği iddia ediliyor.

Öteki görüşler ise, soğanın doğranılmasına tepesinden başlanılması ve cücüğünün en sonra vazgeçilmesi veya soğanın doğramadan evvel yarım saat buzdolabında yakalanması biçiminde. Soğan doğrarken deniz gözlüğü veya kontak lens takılmasının verimli olabileceğini ileri sürenler de var. Bu kadar çok temkin alternatifinin içinde, siz bir tanesini dahi uygulamıyorsanız, yapacak bir şey yok, soğanı ağlaya ağlaya doğramaya devam edeceksiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz