Peki Nasıl Çiçeklerin Kokusu Olur ?

0
8

Peki Nasıl Çiçeklerin Kokusu Olur ?

Hiç gülü burnunuza bastırıp derin bir nefes aldığınız oldu mu? Üzerinden hanımeliler sarkan bir çitin yanından geçip o yoğun esansı kokladınız mı? Ya da üzerinde arıların vızıldadığı elma çiçeklerinin baharatlı kokusunu içinize çektiniz mi?

Eğer çiçek kokuları sizi cezp ediyorsa, en yoğun kokan tomurcukların üzerine konan böceklerin durumunu bir düşünün. Yeni açmış bir çiçeğin içine girmek ve içinde gezinmek için sabırsızlanan böcekler, bilerek ya da bilmeyerek, çiçekler için önemli bir işi yerine getirmiş olurlar. Vücutları polenle kaplanır; bir sonraki çiçeğe geçtiklerinde polenlerin bir kısmı yeni çiçeğin içine dökülür. Polen çiçeğin tohumluğuna ulaşır ve çiçek bu yolla döllenir.

Bulduğu nektar dolu çiçeklerin parfümüyle kaplı olarak yuvasına dönen bir yabanarısı, koku haritasıyla dönen bir izci gibidir. Arı yuvanın etrafında vızıldarken, aynı zamanda feromon adı verilen bir kimyasal madde salgılar.  Diğer yabanarıları mesajı hemen alır: ‘’ Hadi gidelim! Dışarıda bunun gibi kokan ve bizi doyuracak çiçekler var.’’

Aslanağzı gibi çiçek açan pek çok bitki, bölgelerindeki arıların çalışma saatleri olan sabah 9 ile öğleden sonra 4 arasında kokularını verir. Polen taşıyan güveler nektar avına gece çıkarlar. Dolayısıyla hanimeli ve akşamsefası gibi bazı çiçekler tatlı aromalarını daha çok karanlık çöktükten sonra salar.

Her çiçeğin kokusu, içeriğindeki birkaç taneden yüzlercesine varan kimyasal bileşenle tek ve kendine özgüdür.

Bitkiler ayrıca kokularını değiştirme özelliğine sahiptir. Bazı orkideler, erkek yabanarısını çekmek için tıpkı bir dişi arı gibi koku yayabilir.

Ancak tüm kokular hoş olmayabilir. At sinekleri ve bokböceklerini cezp etmek isteyen bazı bitkiler, bu yüzden leş, dışkı, çürük yumurta veya kokmuş balık gibi kokar. Bunlarında arasında kadavra çiçeği, kokulu lahana ve eşekkulağı gibi bitkiler vardır. Bize tiksindirici gelen bu kokular, yumurtalarını hayvan leşi üzerine bırakmaktan daha çok sevdikleri bir şey olmayan sinekler için çok caziptir.

Çiçek açan diğer bitkiler, acil durumlarda uçup gelebilmeleri için böcekleri cezp etmek üzere kokularını gerektiği şekilde değiştirebilirler. Sarı çiçekli bir bitki olan vahşi turp, doymak bilmeyen tırtılların istilasına uğradığında çiçek aromasını azaltıp, parazit arıları çekecek koku yayar. Arılar gelir ve tırtılları öldürür. Ancak arılar ve polen yayan diğer canlılar için kokuyu takip edip, kendilerini besleyen çiçeklere ulaşmak gittikçe zor hale gelmektedir. Çünkü bitkiler, yeni renkler ve daha büyük çiçekler vermeleri ve hastalıklara karşı direnç gösterebilmeleri için döllendiklerinde aromaları kaybolabilir. Çiçekçilerde birbirinden parlak renklere sahip dizi dizi gül demetlerinin, o bildiğimiz kokusundan yoksun olmaları bu yüzdendir.

Bilim insanları 1800’lerde, çiçek kokularının neredeyse 1220 m yol kat edebildiklerini söylemektedir. Günümüzde ise aynı kokular hava kirliliği yüzünden sadece 305 metre mesafeden tespit edilebiliyor. Çiçek esansı molekülleri aynı zamanda hava kirliliğine sebep olan pek çok maddeye yapıştığından kokuları sönüyor. Bu yüzden polen yayıcılar çiçekleri kolay bulamıyor, bitkiler iyi gelişemiyor ve arı gibi böceklerin besin kaynakları kısıtlandığından sayıları gittikçe azalıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here