Sıradaki içerik:

Islak Parmağımızı Bardağın Kenarında Gezdirirken Neden Çınlama Olur ?

e
sv

Nasıl Oluyor Da Büyük Bir Deniz Kabuğunda Okyanus Sesini Duyabiliyoruz?

346 okunma — 23 Nisan 2020 11:40

Nasıl Oluyor Da Büyük Bir Deniz Kabuğunda Okyanus Sesini Duyabiliyoruz?

Büyük bir deniz kabuğunu kulağımıza tuttuğumuzda, uzaktan gelen bir uğultu duyabiliriz. Sanki birbirini döven okyanus dalgaları, bir şekilde kabuk içine hapsolmuştur. Dolayısıyla denizden eve bir deniz kabuğu getirdiğinizde, denize ait anılarını da canlı tutmuş olursunuz.

Şayet bir deniz kabuğunuz yoksa ve plaja gitmek için hava çok soğuksa, yine de denizin sesini duyabilirsiniz. Bunun için boş bir kahve fincanının alıp kulağınıza tutmanız ve çok az aralık bırakmanız yeterli olacaktır. İşte size dalgaların yumuşak ve yankılanan sesi…

Gördüğünüz gibi, denizi dinlemek için büyük bir deniz kabuğuna gerçekten de ihtiyacınız yok. Aslında evdeki pek çok obje denizin sesini dinleme aracı gibi iş görebilir. Ege ve Akdeniz’e hiç yolu düşmemiş kahve lekeli bir fincan bile…

Bu fikir kulağa pek hoş gelse de, büyük bir deniz kabuğunu ( veya kahve fincanını ) kulağımıza dayadığımızda duyduğumuz şey aslında denizin sesi değildir. Peki, duyduğumuz şey tam olarak nedir? Bazıları bunun, kulaklarımızdaki damarlarda gezinen kendi kanımızın sesi olduğunu söyleyecektir. Başınıza dayadığınız deniz kabuğunun yaptığı şey ise sadece bu sesi yükseltmektir. Ses, kabuğun sert duvarlarına çarpıp kulak zarına geri döner. Siz de kendinizi, ayak parmaklarınızı Güneş’in ısıttığı kumlara sokmuşçasına rahatlamış hissedersiniz.

Bilim insanlarına göre kanımız, kulağımızın içinde gerçekten hızla aktığında ( zor bir egzersizden sonra olduğu gibi) deniz kabuğundaki ‘’ deniz ‘’ sesi daha fazla yükselmiyor. Bu yüzden deniz kabuğunun , ses geçirmeyen bir yapı içinde dinlenilmesi öneriliyor.  Kendi nabzımız, kulağımızda dolanan kanda atmaya devam ederken deniz sesi birdenbire kaybolur.

Peki, duyduğumuz bu uğultu nereden gelir? Sessiz, sakin bir odada bile onca ses var. Birçoğu solup gider ve duyamayız. Büyük bir deniz kabuğu, bu sesleri yükselterek gürültü olarak bize geri yansıtır. Biz de bu sesi deniz dalgalarına benzetiriz.

Buradaki hile rezonanstır. Eğer salıncakta sallandıysanız, bacaklarınızı doğru ritimle hareket ettirdiğinizde, salıncağın daha yükseğe, daha hızlı çıktığını fark etmişsinizdir. Neden mi? Ritminiz tam olarak salıncağın ritmi ( frekansı) ile eşleştiğinde, kendi ileri ve geri hareketi artmış olur. Rezonans sayesinde daha heyecanlı sallanmış olursunuz.

Rezonans camı bile parçalara ayırabilir. Bir müzik notası camın kendi doğal frekansı ile eşleştiğinde, camı şiddetli titretir ve cam kırılır.

Bu da bizi tekrar deniz kabuğu konusuna getiriyor. İri bir deniz kabuğunun kıvrılan yapısı ve dönen duvarları birçok farklı frekansta yankılanır. Dolayısıyla odadan gelen sesler kabuğa girdiğinde, bazı sesler kabuğun çeşitli yerlerinde ekstra güçlü titreşimler oluşturur. Kabuğun kendi frekanslarıyla eşleşen sesler yankılanarak yükselir.

Kabuğun sert ve yankı yapan duvarlarından sekerek derinleşen ses, yükselen ve alçalan bir çeşit gürültü ortaya çıkarır. Alın size deniz sesi!

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli