Mikroskobik Canlıların Keşfi Nasıl Gerçekleşti?

0
22

Mikroskobik Canlıların Keşfi Nasıl Gerçekleşti?

Leeuwenhoek’ü bilir misiniz? Antonie van Leeuwenhoek, Hollanda’nın Delft şehrinde 1632 yılında doğmuştur. Kumaş tüccarı, araştırmacı, şarap eksperidir ve Delft Defterdarlığı’ndaki memurlara muhasebecilik yapmıştır. Yüksek eğitim almasa da gözlem ve betimlemeye ve kendi yapımı olan tek mercekli mikroskoplara olan tutkusuyla, yağmur suyu, gölet, tatlı sular, vücuttaki sıvılar ve dışkılardaki en küçük mikroskobik canlıları keşfetmiştir. Mikroorganizmalar ile insan hücrelerinin, hastalık ve sağlık için çekiştiği görünmez dünyayı aralamıştır.

17. yüzyılın ortalarında, Hollanda ticaret, müzik, sanat ve eğitim için yanıp tutuşuyordu. Her köyde bir okul vardı. Descartes bu ülkeyi tarif ederken, ‘’ özgürlüğün tam anlamıyla hissedildiği, güvenliğin en üst, suçun ise en alt düzeyde olduğu, örf ve adetlerin en sade biçimiyle yaşandığı başka bir ülke bilmiyorum. ‘’ demiştir. 1648 yılında babasının ölümü üzerine Amsterdam’a bir kumaş tüccarının yanına staj için gönderilen on altı yaşındaki Antonie, kumaşları incelerken merceklere ilgi duymaya başladı. 1654 yılında Delft’e döner dönmez bir kumaş dükkanı açtı ve birkaç yıl sonra mercekleri inceltmeyi öğrendi.

Leeuwenhoek’in ‘’ mikroskopları ‘’ kaliteli camdan yapılmış büyütme merceklerinden oluşuyordu. İncelenen örneği bir vidayla yukarı aşağı doğru, diğer bir vidayla ise merceğe olan uzaklığı ayarlayarak odaklamayı sağlayan ve bir pirinç levha içine üst üste dizilmiş küçük merceklerden oluşan bir alet yapmıştı. Bu, 10 – 15 cm uzunluğunda ve kullanırken sabırlı olmayı gerektiren göze yakın tutulan bir aletti. Bu kullanım zorluğuna rağmen, merceklerin üstünlüğü ve incelenen örnekleri aydınlatma yöntemi sayesinde o zaman en iyi görüntülerine ulaşmış, iki yüz kez büyütme yapabilmeyi başarmıştır. İki mercekli bileşik mikroskoplar, Leeuwenhoek’ün dünyaya gelişinden çok önce, 1595 yılına keşfedilmişti. Fakat incelenen örneği aydınlatmakta ve odak uzaklığını ayarlamakta yaşanan sıkıntılar bu mikroskopların kullanım alanını sınırlandırmıştır. Leeuwenhoek’ü diğerlerinden farklı kılan ise yaptığı aletler değil hayat karşı duyduğu meraktır.

Leeuwenhoek, arıların iğneleri üzerine yaptığı gözlemlerini 1673 yılından başlayarak Londra’da yeni İngiliz Kraliyet Cemiyeti’ne mektuplaşma yoluyla 50 yıl boyunca aktardı. Mektupları Felemekçeden İngilizceye ve Latinceye çevrilerek Royal Society Philoophical Transactions adlı dergide yayımlandı. Bu mektuplar, bakteriler, tek hücreliler ( protozca), alyuvarlar, sperm hayvancığı, haşerelerdeki tek bir yiyecek için burunda bulunan özelleşmiş yapılar, bitkilerin iç yapıları, kas hücrelerindeki şerit lifler, pirelerin yaşam döngüsü, eşeysiz üreme ( partenojenez), gut töfüsünün ürik asit kristalleri ve daha fazlası hakkında ilk betimlemeleri içermekteydi. Canlıların hareketsiz maddelerden ortaya çıktığı fikrini, başka bir deyişle ‘’ kendiliğinden türemeyi’’ iddia etmişti.

7 Eylül 1674 tarihli mektubunda, göldeki yeşil charothteleri, su yosunlarını, kavuşur su yosunlarını ( sipirojir) şöyle tarif etmiştir: ‘’ Yılan gibi kıvrılan sıralı yeşil çizgiler (…) yaklaşık bir saç kılı kalınlığında (…) birbirie bağlı küçük yeşil küreciklerden oluşmuş (…)’’

17 Eylül 1683 tarihli mektubunda kendi dişinden ve ağzını nadiren temizleyen bir adamın dişinden aldığı plak tabakası gözlemlerini anlatmıştır. Burada gördüklerini şöyle betimlemiştir: ‘’ Şimdiye kadar hiç görmediğim kadar çevik yüzen, şaşırtıcı çoğunlukta bir arada yaşan mikroskobik hayvancıklar (…) ikinci tür ise sıklıkla bir topaç gibi dönmekte(….) En büyük tür ise vücutlarını bükmükte (…) diğer mikroskobik canlılar sayılamayacak kadar fazla (…) sanki tüm su yaşıyormuş gibi…’’

Kendi dışkısındaki Giardia lamblia parazitini ( protozoa) ilk kez tanımlamış ve bu parazitin kendisindeki ishalin neden olduğunu, bilimsel olarak kanıtlanmasından iki yüz yıl önce tahmin etmişti. Tüm bunlar için  bir çizer tutmuş ve betimlemeleri ona aktaracak gerçeğe oldukça yakın resimler çizdirmiştir. Mektupları sayesinde ün kazanmış ve hiçbir toplantısına katılmasa da 1680 yılında İngiliz Kraliyet Cemiyeti üyeliğine seçilmiştir. Dönemin soylu ve güçlü kişileri, Leeuwenhoek’ün mikroskobik dünyaları görmek için akın etmiştir. 1698 yılında yılan balığının kılcal damarlarındaki kan dolaşımını Rusya’da Büyük Petro olarak anılan Çar I. Petro’ya göstermiştir. 30 Ağustos 1723 yılında hayatını kaybetmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here