Kediler Nasıl Ve Neden Mırlar ?

0
56

Kediler Nasıl Ve Neden  Mırlar ?

Miyavlama, tıslama ve acı acı bağırmalarının yanında, mırlamaları da kediler için bir iletişim şeklidir. Yeni doğan yavru kediler, ikinci günden itibaren mırıltı çıkarmaya başlar, annelerini emerken bir taraftan gürültüyle titrerler. Anneleri de mırıltı çıkararak aralarında güven verici bir bağ oluşmasını sağlar. İki kedinin karşılıklı mırlaması, arkadaşlık etme ve oyun oynama isteklerini gösterir. Ancak kediler kızgın olduklarında, korktuklarında ve canları yandığında da mırlar. Ve bir de tabii okşandıklarında ve kolayca kandırılabilen insanlarda bir şey istediklerinde…

İngiltere’de bazı bilim insanları kedilerin gerektiğinde mırlama seslerini değiştirebileceklerini, hem mutlu hem de kızgın olduklarında mırladıklarını görmüşlerdir. Örneğin sabajın altısında acil bir durum varmışçasına bizi uyandırmaları gibi.

Kedilerin nasıl titreyerek mırladığı hala gizemini korumaktadır ama biliyoruz ki bu esnada deveye giren bir ‘’ mırlama organı ‘’ söz konusu değildir.

Çoğu araştırmacıya göre, kediler mırıltı sesini, boğaz kıvrımları ve kaslarını kullanarak çıkarır. Böylece soludukları hava mini bir motor gibi titrer.

Kendi kesinin sabahın erken saatlerindeki mırıltılarından rahatsız olan bir İngiliz araştırmacı, farklı şekillerde mırıltı çıkarıp çıkarmadıklarını görmek için bir çalışma yürüttü. Sussex Üniversitesi’nden Karen McComb  ve araştırma ekibi, kedi sahiplerinden her günkü mırıltı seslerini kaydetmelerini istediler. Sonra bu ekip  kayıtları hem kedi sahiplerine hem de kedilerle ilişiği olmayan başka kişilere dinlettiler.

Araştırma ekibinin bulguları: Dinleyiciler öğün aralarındaki daha az gürültü çıkarak mırıltı seslerine daha olumlu tepkiler vermiş, diğer yandan yemek saati gelince çıkardıkları mırıltı sesini daha gergin ve rahatsız edici bulmuşlardır.

Farklı epki vermelerine neden olan şey neydi? Araştırmacılara göre, yiyecek istiyorum anlamındaki mırıltılar, karınları yokken ve keyifliyken çıkardıkları sesten çok daha yüksek frekansta. Sesin frekansı ne kadar yüksekse, kulağa o kadar ısrarcı ve rahatsız edici geliyor. McComb’a göre, yüksek volümlü sesler miyavlama ve ağlama seslerine benziyor ve hatta insanlara ağlayan bir bebek veya sızlanan bir çocuğu hatırlatıyor olabilir.

Bir şey isterken çıkardıkları ses, bilinçdışı ortaya koydukları, kolayca hipnotize olabilen insanlara yönelik bir sestir. Düşük volümlü mırıltıların ise teskin edici bir tarafı vardır: ‘’ Ne adar sıcak ve okşanası bir kediyim değil mi?’’ Aslında söylemek istediği şudur: ‘’Anlamıyor musun? Açlıktan ölüyorum!’’  Ve vermek istediği asıl mesaj şu oluyor: ‘’ Bak burada nazik olmaya çalışıyorum, gerçekten deniyorum. Ama şu konservenin ağzını aç artık kadın!’’ Bizde mecburen itaat ederiz.

Sabah, yastığının yanına çökerek mırıltı çıkarıp sahibini uyandırmak, bir kedinin en çok kullandığı taktiktir. Ancak McComb aç kedilerin hepsinin, sahiplerinden istedikleri şeyi almak için mırıltı çıkarmadığını söyler. Birden çok evcil hayvanın yaşadığı kalabalık bir evde, kedilerin yemek saatine doğru çılgınca miyavladıkları görülür. Bu ses daha rahatsız edici ancak mesajı iletmenin daha anlaşılır bir yoludur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz