Islak Parmağımızı Bardağın Kenarında Gezdirirken Neden Çınlama Olur ?

0
115

Islak Parmağımızı Bardağın Kenarında Gezdirirken Neden Çınlama Olur ?

Hiçbir şey düşünmeden, masa üstünü darbuka gibi çaldığımızda olduğu gibi, cam bardağın kenarında parmağımızı öylesine gezdirirken de ortaya bir çeşit müzik çıkabilir. Bu ses hayali, bu Dünya’ya ait olmayan bir müzik gibi gelir.

Ses dalgaları, madde aracılığıyla yol alan titreşimlerin bir sonucudur. Bu madde metal, ağaç veya cam olabilir. Çınlama sesine benzer bir ses çıkaran akort çatalının sallandığını bizzat görür ve hissederiz. Ses kulağımıza ulaşır çünkü akort çatalının titreşimleri etrafındaki havayı titreştirir. Hava moleküllerinin dalgaları kulak zarlarımıza vurarak onları da titreştirir.

Islak parmağınızı bir şarap bardağının veya kristal kupanın kenarında gezdirirken, bardağa bir bıçakla hafif hafif vuruyormuşsunuz gibi olur. Bardağı titretirsiniz. Şarap bardağı gibi objenin, aynı zamanda kendine ait özel bir tınlama frekansı veya doğal titreşim frekansı vardır. Bardağa sürttüğünüz parmağınız, bardağı kendi tınlama frekansına yakın olarak titretirse, bardak daha kuvvetlice titrer.

Parmağımız neden ıslak olmalıdır? Bilim insanları kuru parmak ile cam bardak arasında çok daha fazla sürtünme olacağını söyler. Bu da parmağımızın bardak kenarında çok sık takılı kalmasına neden olacaktır. Islak bir parmak ( veya yağlı bir bardak kenarı , parmak ucunun çok rahat kaymasını sağlayarak çok az titreşime neden olacaktır. Islak parmak, keman teli üzerindeki yay gibi iyi bir ‘’ kay – dur ‘’ oranı oluşturarak cam bardağı kuvvetlice titreştirir. Sonuç olarak bardak esrarengiz biçimde çınlar.

Bardaklar, hangi maddeden yapıldıklarına ( normal cam ve kristal ), büyüklüklerine, şekillerine ve kalınlıklarına göre farklı frekanslarda titreşir. Çıkardıkları ses, içlerinde ne kadar sıvı olduğuna bağlıdır. Dolayısıyla daha fazla ya da daha az su ekleyerek bir bardağın çıkaracağı notayı değiştirebilirsiniz. İçleri farklı miktarlarda sıvıyla doldurulmuş bir düzine bardakla çok çeşitli notalar çıkararak müzik yapmak, bardakları bir çeşit enstrümana dönüştürmek mümkündür.

Devlet adamı ve mucit Benjamin Franklin 1761 yılında cam armonikayı icat etmiştir. Suya ihtiyaç duyulmadan, her biri farklı bir nota çıkarmak üzere ayarlanmış, çeşitli büyüklüklerde kaseler yapmak için bir cam üfleyicisiyle birlikte çalışmıştır. Dönen bir mekanizma üzerine oturtulan kaselere ulaşılmasını kolaylaştırılmış ve operatör / müzisyen kaseleri döndürmek için bir ayak pedalı kullanmıştır. Franklin’in karısı bir gece, armonikanın tavan arasından gelen ruhani müziğiyle uyanmış, öldüğünü ve meleklerin müziğini duyduğunu sanmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz