Hipokrat Yazıları ve Yemini Nedir? Hipokrat Yemini Tarihi Hakkında Bilgiler

0
54

Hipokrat Yazıları ve Yemini Nedir? Hipokrat Yemini Tarihi Hakkında Bilgiler

Hipokrat yazıları, yaklaşık olarak MÖ 440 – 340 yılları arasında efsanevi Hipokrat’a (MÖ 460 – 377) ve onun yolundan gidenlere atfedilen kapsamlı bir yazılı metin grubundan oluşur. Hem felsefi hem de uygulamaya dayanan bilimsel incelemelerin olduğu bir çalışmadır. Fakat eserin önemi, ilahi ve doğaüstü, kapsamlı bir gözlemin ve muhakeme edilmiş uygulamaların olduğu rasyonel bir dünya görüşüne dayanmasından gelir. Bu çalışmalar sayesinde, hastalığın doğal bir nedeninin olduğu kabul görür; bu kayda değer gelişme Hipokrat’tan yaşça genç Platon ve Platon’un öğrencisi Aristo’nun başarısıdır. Aristo bir hekimin oğludur ve felsefe, ahlak bilimi, politika, sanat ve evren bilimine sayısız katkıları vardır. Günümüz Batı tıbbının temelini oluşturan sorgulayıcı yaklaşımı ve bilimsel metodu getirmesiyle tıbbın daha çok rasyonel temellere dayanmasını sağlamıştır.

Yazılar, İnsan Doğası Üzerine, Rejim Üzerine, Kutsal Hastalıklar Üzerine, Salgın Hastalıklar, Sular ve Ülkeler Üzerine gibi 60 başlık içermektedir. Bu çalışmanın kapsamı içinde, Hipokrat hekimlerinin , kan, balgam, sarı ve siyah safra gibi vücut sıvılarının akışındaki veya oranındaki dengeye bakarak, sağlıklı ve hastalıklı olma hali ile belirli ırkların ve ulusların genel karakteristik özelliklerini anlamak için yaptığı araştırmalar yer alır. Tedbirli cinsel ilişkiyi, kişisel hijyeni, istirahat, egzersizi ve düzgün bir diyeti barındıran ve vücutta dolaşan sıvıların dengeye kavuşması için dikkatli bir gözlemi teşvik eden Hipokrat tıbbı, tedavi bilimi açısından genellikle yalın ve gösterişsizdi. Bununla birlikte, herhangi bir amaçla vücuttan kan alma işlemi, kesinlikle bu tıbbın en çarpıcı ve en kalıcı tedavisi olmuştur. Galen tarafından da desteklenen kan alma işlemi, 20. Yüzyılda sürekliliğini korumuştur. Hastalığın doğurabileceği sonuçları ve ileride oluşabilecek belirtilerini tahmin edebilme yeteneği, o zamanın hekimleri tarafından tedavi biliminden de üstün görülmekteydi ve izlenecek en rasyonel yol olmuştu onlar için. Tüm bunlarla birlikte, hekimlik mesleği ve uygulaması bakımından tedavi edene verdiği en temel bilgiler, Hipokrat Yazıları’nın en kalıcı öğretisi olmuştur.

Özellikle tüm zamanlara hitap eden özdeyişleri ve yemindeki ifadeleriyle, Hipokrat Yazıları, hekimliğe dair en doğru mesleki uygulamaların yer aldığı en eski ve önemli eserdir. Yemindeki en yanlış yorumlanan kısım olan tıbbın ilk ilkesi, ‘’ öncelikle zarar verme ‘’ anlamına gelen primum non nocere, şüphesiz uygarlık tarihinde tedavi edenlerin yaşantısına ve mesleğine dair söylenmiş en önemli ifadedir.

‘’ Hayat kısa, sanat uzun, imkanlar sınırlı, deneyim aldatıcı,karar vermek güçtür.’’ Tıpkı bir hekimin kendi hayatı hakkında söylediği bu söz gibi, bu eserdeki öğretiler, tıbbın sınırları dışında da hekimin kendi hayatında kullanabileceği niteliklerdir. Yemin, o tarihlerde yaygın olan yeni doğan çocukları öldürme ve kürtaj konusundaki tartışmalı yaklaşımına, hekimlik ile cerrahlığı birbirinden ayırmasına ve kadınları dışlamasına rağmen, tedavi edenin yüksek ahlaki amacını tarif etmeye devam eder.

Hipokrat Yemini Tam Metni

Hekim Apollon Aesculapions, hygia panacea ve bütün Tanrı ve Tanrıçalar adına. And içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı hiçbir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifalı malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamı çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile kabul etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı, sanatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinden taş olan müzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür, ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarrattan sakınacağım. Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here