Hıçkırık Nedir ? Neden Hıçkırık Tutar?

0
6

Hıçkırık Nedir ? Neden Hıçkırık Tutar?

Yaş günü pastasından veya salamlı pizzadan dilim üstüne dilim mi yediniz? Kapının arkasında aniden fırlayıveren küçük kardeşiniz sizi korkuttu mu veya katılarak güldünüz mü bir şeye? Hıçkırığa davetiye çıkardınız demektir.

Çoğu kişi, bu rahatsız edici kesik ve kuvvetli sesleri diyaframa bağlar. Ancak Kanada Calgary Üniversitesi’nden tıp profesörü William Whitelaw’a göre, hıçkırık koordineli bir spazm şeklinde meydana gelip tüm üst vücudu ilgilendiren bir durumdur.

Akciğer altında, kubbe şeklinde duran diyafram kasını ele alalım. Diyafram, kullanılan havanın akciğerlerden çıkması için yukarı doğru genişleyerek soluk alıp vermemize yardımcı olur. Sonra temiz hava içeri girsin diye yeniden aşağı çöker. Hıçkırdığımızda, diyafram aniden kuvvetlice kasılır.

Ancak diyafram bu noktada yalnız değildir. Vücudumuzun atmosferden havayı almasına yardımcı olan kaslar ( göğüs ve boyundaki kasların yanında, kaburgalardan geçen interkostal kaslar) aynı anda kasılır.

Kaslar hep birlikte kasılırken, ses tellerimiz de aniden kapanarak o sinir bozucu hıçk sesini çıkarır.

Hıçkırık tekrar eden bir durumdur ve beynin, vücudun tekrar eden diğer eylemleri için ( soluk alıp verme, hapşırma ve öksürme gibi ) bir mekanizma ürettiği döngüleri vardır. Beynin omuriliğe bağlandığı nokta olan bu beyin kökü, bu mekanizmaların üretildiği yerdir. Dolayısıyla hapşırma merkezinin yanında, hıçkırık merkezinin de beyin kökünde gizlendiğini söyleyebiliriz.

Beyin, deniz feneri gibi tekrar eden sinyaller göndererek solunum kaslarına kasılmalarını ve ses tellerine de kapanmalarını söyler. Ancak, başlangıç için bir şeyin hıçkırık mekanizmasını devreye sokması gerekir. Tetikleyici şey genellikle yeme ve içme olur. Mide çok genişlediğinde, yutağa tırmanan mide asidi, sinirleri uyararak muhtemelen beynin hıçkırık döngüsünü ateşlemiş olur.

Hıçkırık mekanizması beyin tarafından başlatılırken, kalp atımına da bağlı gibi görünür. Whitelaw yürüttüğü bir çalışmada, deneklerin çoğunda her bir hıçkırığın iki kalp atımı arasına denk geldiğini bulmuştur. Yani kalp kası kasılırken, nefes borusunun ağzı kapanır. Ve kişi hıçkırır. Hıçkırıklar devam ederken, her kişide farklı bir düzenek izler. Örneğin her dört kalp atımından sonra bir hıçkırık gibi….

Araştırmacılara göre, beynin hıçkırık oluşturduğu şablon, nefes alıp vermek için solungaçlarını kullanan atalarımızdan geliyor. Günümüz kurbağa yavrularına bir bakın. Yarı olgunlaşmış bir kurbağa yavrusunun hem solungaçları hem de akciğerleri vardır. Bir kurbağa yavrusu su altında nefes aldığında, ağzı suyla dolarken nefes borusunun ağzı kapanır. Ardından su, solungaçlarla dışarı atılır. Sudan süzülen oksijen ise kurbağanın dolaşım sistemine geçer.

Ancak suyun yüzeyinde ilen kurbağa ağzını açıp havayla doldurabilir. Sonra diyafram olmadığı için ağzını ( ve burnunu ) kapatır; solungaç yolu da kapanır. Ağzını aşağı doğru büzerek, havayı akciğerlerine doğru iter. Bu organize hıçkırık mekanizmasını andıran hareketin, kurbağanın beyninin şablon üreten merkezinde başladığı varsayılır. Tıpkı insan beynindeki hıçkırık merkezi gibi..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here