Havanın Hiç Ağırlığı Var Mıdır ?

0
6

Havanın Hiç Ağırlığı Var Mıdır ?

Hafif bir esinti çıkmadan havayı hissedemeyiz. Oysaki normalde trilyonlarca göz molekülü sürekli olarak başımıza, karnımıza, kol ve bacaklarımıza vurup durur. Örneğin tipik bir azot molekülü, oda sıcaklığında yaklaşık olarak saatte 1650 km hızla yanımızdan geçip gider. Bu enerjik gaz molekülleri, gezegenimizin yerçekimi etkisiyle yeryüzünde tutulur. Aksi halde uzaya kaçıverirler ( bazıları, özellikle en hafifi olanları, hali hazırda kaçıp atmosferin üst katmanında bilinmeyen yerlere doğru uçuyorlar zaten.)

Yeryüzündeki havanın yaklaşık olarak % 78’i azot moleküllerinden oluşur. Diğer % 21’lik oran oksijen moleküllerinden, kalan kısmı ise diğer gazlardan oluşur. Diğer gezegenler de, üzerlerini bir örtü gibi kaplayan, kendine özgü oranlarda gazlara sahiptir. Bilim insanları havayı, yeryüzündeki diğer objelere yaptığı basıyla ölçerler. Yeryüzündeki herhangi bir noktada hava, her bir santimetrekarenize yaklaşık olarak 1 Newton kuvvetle bası uygular. ( Elinize 1 kg ‘lık bir serbest kütle alığ havanın uyguladığı kuvveti hissetmeye çalışın.)

Ancak ne kadar yükseğe çıkarsanız, hava o kadar incelir. 5500 m yukarıda, dağların tepelerinde, hava sadece 0,5 kg/ cm2’lik bir bası uygular. Bu sizi hiç üzerinizden bir yük kalkmış gibi sevindirmesin çünkü aynı zamanda havadan aldığınız oksijen miktarının da sadece yarısını teneffüs ediyorsunuz demektir. Yüksek irtifada baş dönmesi, nefes darlığı, mide bulantısı gibi şikayetlerle görülen irtifa hastalığının görülme nedeni budur.

Yeryüzündeki yaşam, gezegenimizin üstündeki havanın ağırlığı altında rahat bir hayat sürebileceğimiz şekilde evrimleşmiştir. Bazı okyanus hayvanları ve bitkiler, atmosfer ve okyanus derinliklerinde çok daha yüksek hava sı basıncına dayanabilmek için evrim geçirmişlerdir.

Diğer gezegenlerin farklı ağırlıklarda atmosferleri vardır veya resmen atmosferleri yoktur. Örneğin Merkür gezegeninin daha çok sodyum gazından oluşan, neredeyse yok denebilecek incecik bir atmosferi vardır.

Ancak kapı komuşusu Venüs için durum tamamen farklıdır. Venüs, boğucu derecede kalın bir karbondioksit gazı tabakasıyla kaplanmıştır. Venüs’ün dağlık arazisinde şöyle bir gezintiye çıkmak, havuzda suyun altında yürümeye çalışmak gibi bir şey olurdu. Venüs’te havaya bir madeni para attığınızda, sıvı içinde yol alıyormuşçasına ağır ağır aşağıya düşecektir. Orada, havanın ağırlığı, üzerinizde yaklaşık 90 kg / cm2 bir basınç uygular.

Güneş sistemindeki dış gezegenlerden Jüpiter’ de ise neredeyse 105 kg/cm2’lik bir basınçla fil gibi üzerinize çökecek bir atmosfer söz konusudur.

Bunun aksine, yine daha çok karbondioksit moleküllerinden oluşan Mars’ta, havanın yoğunluğu oldukça düşüktür. Mars’ın kızıl renkli yüzeyinde ayakta duruyor olsaydınız, atmosfer basıncının üzerinize uygulayacağı kuvvet sadece 70 gram/cm2 olurdu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here