Dünya Nasıl Oluştu? Dünya’nın Oluşumu Hakkında Bilgiler

0
82

Dünya Nasıl Oluştu?

Uzaydan bakıldığında Dünya, evimiz gibi tanıdık görünür: Masmavi okyanuslar; gri, tepeleri karla kaplı dağlar; kum çölleri; yeşil alanlar. Bugün Mars’a göre ne kadar gelişmiş bir gezegen olsa da bir zamanlar çok genç bir Dünya vardı.

Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce ( evren yaklaşık olarak 9,3 milyar yaşındayken ) Güneş yeni oluşmuştu. Güneş, Samanyolu galaksisindeki yüz milyarlarca yıldızdan biri olmakla birlikte, diğer yıldızlar arasında dönen bir gaz ve toz bulutundan doğmuştur. Yeni doğan yıldızlar, düzleşmiş bir disk içinde daire çizerken, etraflarında dönen kalıntılar tarafından çevrilirler. Parçacıklar, tıpkı düştüklerinde kümelenen kar taneleri gibi birbirine çarpar ve daha büyük parçaları oluştururlar. Gezegenlerin oluşması milyonlarca yıl sürer.

Dünya, en başta sadece bir kaya parçasıydı, uzaydan üzerine yağan bir kum tanesinden dağ büyüklüğüne kadar taş yağmurlarıyla yavaşça büyüyerek devasa ir kütleye ulaştı. Başlangıçta Dünya üzerine her gün 60 milyon tondan fazla madde düşmüş olabilir. ( Şimdiyse günlük miktar yaklaşık olarak 5 ile 300 ton civarındadır. Toz partiküllerinin büyük kısmı fark edilemeyecek kadar küçüktür).

Durmaksızın aldığı darbeler sert yüzeyini eriterek sıvı hale getirdi. Dünya, erimiş lav deniziyle kaplıydı. Onun üzerinde de yapay bir gölün üzerindeki kir tabakası gibi; koyu ve soğuk, sert bir tabaka vardı. Üzerindeki yarıklar, altındaki ateş parıltısının açığa çıkarıyordu; bu bombardıman tarafından gökyüzüne savrulan tozlar, günleri gece gibi karartıyordu.

Düşen parçalar, yüzeye temas eder etmez buharlaşarak Dünya atmosferine gazlar ekledi. Milyonlarca yıl geçtikten sonra bu darbeler azalmaya başladı. Neden mi? Henüz gezegenler dönüşmemiş, Güneş sistemi etrafında savrulan daha az obje vardı artık. Dolayısıyla Dünya’nın yüzeyi soğumaya başladı ve şimdiki kabuğu oluştu.

Volkanlar karbondioksit gazı püskürtüp buharlaşarak havaya karıştı. Soğumuş, kraterli yeryüzü; yoğunlaşıp damlalar halinde yağan buhar yüzünden çok geçmeden suyla kaplandı. Güneş sisteminin dışından gelen buz kuyruklu yıldızlar yeryüzüne çarptıklarında, daha fazla su eklemiş oldular. Yaklaşık 4 milyar yıl önce, Dünya tamamen sıcak su okyanuslarıyla kaplıydı. Üzerinden hiç gitmeyen bulutlar ve sürekli yağan yağmurlarla dövülüyordu.

Yeni oluşan Ay, bugün olduğundan daha yakındı. Bu yüzden gelgitler daha şiddetli oluyordu. Okyanusa çarpan asteroitler, devasa gelgitler oluşturuyordu. Bu güçlü dalgaların etkisiyle deniz yataklarında kraterler ve kayalar oluştu.

Havada bulunan karbondioksitin büyük kısmı yavaş yavaş okyanusa çözündü. Hava inceldikçe günler aydınlandı. Okyanus buharlaşmaya başladı ve gittikçe daha fazla dağlık ve girintili kara parçaları ortaya çıktı.

Yaklaşık 3,4 milyar yıl önce, geniş kara parçaları bir zamanların sonsuz genişlikte olan okyanusunu böldü. Yaklaşık 2,9 milyar yıl önce, siyano-bakteri olarak bilinen minik organizmalar (aynı zamanda mavi ve yeşil yosunlar da denir ) değişime uğradı. Günümüzdeki bitkiler gibi, siyano-bakteriler de karbondioksiti ayrıştırmak için Güneş’i kullanarak, kendileri için karbonhidrat üretip atık ürün olaran oksijeni salmaya başladılar. Bundan yaklaşık 2,4 milyar yıl önce, yosunların bıraktığı oksijen, Dünya atmosferinde birikmeye başladı.

Bir milyar yıl boyunca atmosferi nefes alınabilir hale getiren bakteri ve bitkiler, 600 milyon yıl önce başlayan hayvanlar aleminin evrimi ve yayılması için gerekli koşulları yaratmış oldu. Onlar sayesinde şu an bu satırları okuyabiliyorsunuz. Ve ne denir, gerisi hikaye işte.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz