Doktor ve Hasta İlişkisi Nedir? Doktor – Hasta İlişkisinin Tarihi

0
31

Doktor  ve Hasta İlişkisi Nedir?  Doktor – Hasta İlişkisinin Tarihi

Tedavi eden ile hasta kişi arasındaki özel ilişki tıbbın başlangıcı ve kalbidir. Bu ilişki, insanlık tarihindeki en dikkate değer ve en muhteşem sosyal ilişkidir. Birbirine yabancı iki insan gözlerden uzak bir araya gelirler. Hastalığın verdiği acıyı, birbirlerine bağımlı olmayı, hastalık konusundaki fikirlerini ve yaklaşımlarını paylaşır ve çoğunlukla da maddi alışverişte bulunurlar. Yine de taraflar mahremiyet senedini  – sanal imzayla da olsa – imzalamak ve en büyük korkularla, en derin isteklerle, en güzel umutlarla birlikte en kişisel be en hassas bilgilerin paylaşıldığı bu ortama güvenmek zorundadırlar. Bu ilişki yürüdüğünde, olağanüstü iyileşme gücünü kendiliğinden içinde barındırmaya başlar. Örneğin bir doktorun ya da hemşirenin gelmesiyle, akut bir hastalık karşısında yaşanan paniğin yerini alan güven duygusu ya da dayanılmaz acıya tahammül etme gücü gibi… Modern teknoloji, hasta ile hekim arasındaki iletişimi ve güveni sağlamlaştırmaya katkı sağlamaktadır. Hastalık ve tedavi hakkında bilgiye anında ulaşmayı sağlayan internet, bu iki kişi arasındaki diyaloğu zenginleştirerek birbirlerini anlamalarını sağlar.

Bu benzersiz ilişkinin ce canlandırıcı gücü hemen hissedilir ve birçok tedavi geleneğinde bir değer olarak yerini korur. Buna rağmen istenmeyen sonuçlara yol açabilen istismarlara da olanak sağlar. Florance Nightingale’e göre hekimlik ‘’ insanı hem melek hem de şeytana çevrilebilen bir meslektir.’’ Modern bilimsel tıbbın gelişmesi ve paranın bu ilişki içine girmesiyle, bu insani etkileşimdeki dikkate değer güzelliğin temelleri sarsılmıştır.

Bugünün hekim – hasta ilişkisi, hekimin hastanın çıkarlarına bağlı kalmasıyla iyi niyetine korurken, kullanılan terimler daha mesafeli, daha karmaşık ve daha az samimi bir ilişkiyi tarif etmeye başlamıştır. Bilimsel tıp, hiçbir ilişkiyi dikkate almaksızın yürüyen moleküller mekanizmalara, özel tedavilere ve cerrahi müdahalelere dayanmaktadır. Hekim, uzmanlığıyla bir tarafta, hasta ise diğer tarafta yer alır. Bilimsel tıp, teoride insani ilişkilere duyulan ihtiyacı azaltmalıdır; pratikte is eilişkinin zayıflatılması hem hekimin hem de hastanın aleyhine olabilir.

Tedavi yöntemleri geliştikçe, hastalığa yakalanma ihtimali arttıkça, hastalık ve sağlık kavramları önem kazandıkça, hasta kişi ile tedavi eden arasındaki karşılıklı iletişim ve anlayış ihtiyacı da artar. Tam bu yüzden hekim ve hasta ilişkisi yerini hizmet veren ve müşteri ilişkisine bırakmamalıdır. Bu terimler derin anlamlar yüklüdür. Hem hekim hem de hasta, bu ilişkiyi her bir taraf için zenginleştirmek amacıyla, ilişkinin içsel değerine saygı göstermek zorundadır. Dünyadaki hiçbir tıbbi teknoloji bu gerçeği değiştiremez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here